Nasrettin Hoca Fıkraları

2011-06-12 23:12:00

 

 

Benden yana mısın ? Ayıdan yana mı ? fıkrası :

Nasrettin hoca bir gün yolda yürürken yanına bir adam yaklaşır ve şöyle der:

- Hocam şimdi bir ayı gelse ne yaparsın ?

Nasrettin hoca yerden iki taş alır ve bunlarla kendimi savunurum der. Adam tekrar sorar:

- Diyelim ki etrafta taş yok. Ne yaparsın ?

Hoca bu sefer kaçarım der. Adam da;

- Ayı senden hızlı koşar ve seni yakalar. O zaman ne yapacaksın ?

Hocada ağaca çıkarım der. Adam tekrar ;

- Ayı da ağaca çıkar . O zaman ne yapacaksın ?

Hoca artık dayanamaz ve şöyle der:

- Bre hain, sen benden yana mısın yoksa ayıdan yana mısın ?

nasrettin hoca Nasrettin Hoca Fıkraları

Hırsızın hiç mi suçu yok fıkrası :

Bir gün Nasrettin Hoca ‘nın eşşeği çalınmış. Can sıkıntısı içinde durumu komşularına her kafadan bir ses çıkmış.

Birisi;

- Hocam demiş niye ahırın kapısına iyi bir kilit takmadın sanki ?

Bir başkası;

-Evine hırsız giriyorda senin nasıl haberin olmuyor ? demiş.

Bir başkası da;

-Hocam demiş, kusura bakma ama eşeğin çalınmasına en büyük sebep sensin. Çünkü doğru dürüst bir ahırın bile yok. Nerden baksan dökülüyor.

Hoca da ;

- Yahu demiş, iyi güzelde, kabahatin hepsi mi benim ? Hırsızın hiç mi suçu yok!

nasrettin hoca fikralari Nasrettin Hoca Fıkraları

Baklava fıkrası :

Nasrettin hoca akşamleyin eve doğru giderken, baklava seven bir köylüyle karşılaşır.

Köylü nasrettin hocaya;

- Hoca, kısa bir süre önce bir adam, elinde büyük bir tepsi baklava götürüyordu.

Hoca beni ilgilendirmez der.

Köylü;

- Fakat adam tepsiyi sizn eve götürüyordu der.

Hocada;

- O zaman seni ilgilendirmez der.

nasrettin hoca fikralari 2 Nasrettin Hoca Fıkraları

Aklın varsa göle koş fıkrası :

Hoca bir gün kırlardan topladığı çalı çırpıyı eşeğine yükleyip evine götürürken;

- Acaba yaş çırğıda kurusu gibi yanar mı düşünür ve şeytana uyarak çakmağını çakar. Ateşi çalı çırpıya dokundurur. Aralarında kuruları da bulunan çalı çırpılar bir anda alevlenir ve eşekte bir korku, bir telaş anıra anıra dört nala koşmaya başlar.

Hocada eşeğin arkasından bağırarak;

- Aklın varsa göle koş der.

nasrettin hoca fikra Nasrettin Hoca Fıkraları

Bu nasıl namaz fıkrası :

Nasrettin Hoca abdest alırken bir ayağına su yetmemiş. Namaz kılarkende bir ayağını yukarı kaldırararak namazını kılmış. Bunu gören cami cemaati hocaya sormuş;

- Hocam bu nasıl namaz ?

Nasrettin hoca;

- Bir ayağı abdestsiz namaz demiş.

 

nasrettin hoca fikralari eşek Nasrettin Hoca Fıkraları

Eşeğin yönü ters fıkrası :

Bir gün nasrettin hoca eşeğe yüzü arkaya bakacak şekilde ters oturmuş.

- Hoca diye seslenir insanlar, eşeğine ters biniyorsun!

Hoca da;

- Hayır diye cevaplar, eşeğe ters biniyor değilim. Eşeğin yönü ters !

 

Adam olmak fıkrası :

Bir gün Nasreddin Hoca ‘nın bulunduğu bir sohbette sormuşlar:

- Hocam, adam olmanın yolu nedir ?

Hoca düşünceli düşünceli, başını bir o yana bir bu yana sallayarak ;

- Söyleyen olursa dinlemeli, dinleyen olursa söylemeli demiş.

nasrettin hoca fikralari kazan Nasrettin Hoca Fıkraları

Kazan doğurdu fıkrası :

Nasrettin hoca komşusundan bir gün kazanı ödünç ister. İade ederken de hem teşekkür eder, hem içine minik bir kazan koyar. Komşusu merakla bu minik kazanı sorunca da ;

- “Komşu, bizdeyken kazanın doğurdu” der.

Komşunu buna çok sevinir. Aradan epeyce bir zaman geçer. Hoca yine komşusundan kazanı ödünç ister. Komşusu da sevinerek kazanı verir.

Aradan günler, haftalari aylar geçer. Kazandan ve Hoca ‘dan ses çıkmaz. Bir gün komşusu hocaya kazanı sormaya karar verir.

Komşusu hocaya ;

- Hoca bizim kazan ne oldu der

Hocada üzgün bir ifadeyle ;

- Komşu çok zaman geçti aradan , senin kazan öldü. Sana nasıl söyleyeceğimi düşünüp duruyodum  der.

Komşusu bunlara sinirlenir ve Hocam ne diyorsunuz ? Hiç kazan ölür mü ? Kazan canlı mı ki ölsün ? der. Hoca da;

- Doğurduğunu kabul etmiştin , sesin çıkmamıştı. şimdi neden feryat ediyosun der.

 

Erkek mi dişimi fıkrası :

Adamın birisi hocaya sorar:

- Nuh ‘un gemisine zeytin dalını ağzında getiren güvercin erkek miydi ? dişi mi ?

Hoca cevap verir:

- Tabiki erkekti. Eğer dişi olsaydı, ağzını o kadar kapalı tutamazdı.

 

Ya üstünde ben olsaydım fıkrası :

Bir gün Nasrettin Hoca eşeğini kaybetmiş. Aramdık yer, sormadık insan bırakmamış ama ne olmuşsa olmuş, bir türlü bulamamış eşeği.

Oturup derdine yanacak yerde, bu halede şükretmeye başlamış. Komşuları ;

- Bre hoca canın sağolsun ama neticede eşekten oldun. Şükredecek ne var demişler bunda.

Hoca cevap vermiş ;

- A komşular ben şükretmeyeyimde kimler şükretsin. Ya ben de eşeğün üstünde olsaydım !

 

Yemesi kolay olsun diye fıkrası :

Timur ‘un defterdarı hesapta bir yanlışlık yapar. Bunun üzerine Timur o defterdara kağıtları yedirir ve işten kovar. Yerine Nasrettin Hoca ‘yı alır.

Hoca hesapları yufka üzerinde yapmaya başlar. Bunu gören Timur sebebini sorar.

Hoca aynen şu cevabı verir:

- Yemesi kolay olsun diye !

 

Ömrüm Yeterse fıkrası :

Nasrettin hoca küçük yaşta da beklenmedik şakalar yapar. Etrafındakileri şaşırtırmış. Anası tersi çıraklığına vermiş onu.

Bir iki yıl derken, kadıncağız sormuş ;

- Oğlum neler öğrendin ? Anlatta sevineyim

Hoca da;

- Olur anacığım demiş.

- Şimdilik işin yarısını öğrendim. Dikilmiş şeyleri söküyorum. Ömrüm de yeterse tez zamanda elbise dikmeyi öğreneceğim.

nasrettin hocanin fikralari Nasrettin Hoca Fıkraları

Mum ateşiyle pişen yemek fıkrası :

Bir gün Nasrettin Hoca ve arkadaşları iddiaya tutuşmuşlar. Eğer hoca karanlık ve soğuk bir gecede, sabaha kadar köy meydanında bekleyebilirse, arkadaşları ona güzel bir ziyafet çekecekmiş. Şayet bunu beceremezse, hoca arkadaşlarına ziyafet çekecek.

Kararlaştırılan gün hoca meydanın ortasında sabaha kadar tir tir titreyerek beklemiş. Sonra yanına gelenlere;

- Tamam demiş. İddiayı kazandım.

- Ne oldu ne yaptın demişler.

- Bekledim sabaha kadar demiş.

- Hayır demişler. Sen uzaktaki bir mum ışığı ile ısınmışsın. İddiayı kaybettin ! Ziyafetimizi hazırla.

Hoca çaresiz kabul etmiş. Ziyafet vakti kocaman bir kazanın altına minicik bir mum dikmiş. Güya bu mumla yemek pişirecek.

- Ne yapıyorsun demişler.

Hocada kıs kıs gülerek cevap vermiş ;

- Bu mum sıcağıyla size yemek pişireceğim arkadaşlar. Uzaktaki bir mum ışığıyla ben nasıl ısındıysam, bu kazandaki yemek de öyle pişecek.

 

Söyle bari fıkrası :

Hoca ormana gitmiş. Oturmuş bir dalın üstüne, başlamış kesmeye. Aşağıdan geçen geçen bir yolcu Hoca ‘ya seslenmiş:

- Be adam insan oturduğu dalı keser mi ? Şimdi düşeceksin.

Hoca adama aldırmamış, işine devam etmiş. Az sonra dal kırılmış, hoca cumburlop düşmüş. Düştüğü yerden perişan seslenmiş ;

- Düşeceğimi bildin, ne zaman öleceğimide söyle bari.

 

kaynaklar :

www.medineweb.net

www.mizahdelisi.com

Nasrettin Hoca Fıkraları ogrensek.com ‘da.

399
0
0
Yorum Yaz